EX oldu anılarım...ESKİdi...Artık Herşey EKSİ... Kalbur üstlerini törpüleme vakti çoktan geldi Aşındırdırmalarımda gidiyor bir yerlerimden güzellikler Göz torbalarıma doldurduğum mutluluğum akıyor Şimdi ulaştığı Nehirler,Denizler şen Yanağımda bir iz bırakır sadece...
Rolsüzsüm Ölçüsüz güç kullanıma tabi tutulmuşluğum...Haklarım hukuksuz,içimdeki özlem hükümsüz...Sanrılarım,ağrılarım oldu bir yerlerimde...Küçücük umut kırıntıları biriktirdim,sıkıca tutuyorum ellerimde...ayalarıma batıyor,damlıyor sıcaklığın yumruğumda...Hırs bastı her yerimi,cayır cayır kurumuş benliğim...Yanacaksa...
Anlıktı Heyecan verdi Birikti...Yığıldı Sardı...Sarmaladı Sinsiydi Fark Edilmedi Ya şeytanın tak kendisi idi Yada tüylerine sahipti Tuhaf ve çekiçi Yakışıklı ve gençti İlginç ve farklıydı Pragrafın sonlarında rastlanır Önce söylenenleri silerdi ESRARdı,ENGİZ di ESRAydı,RENGİZdi Mükemmeldi VE ÖZEL...
DalgalıydıÖfkeliydi denizUpuzun entarisiyle,bembeyazdıDizlerine kadar yosuna bulanmıştıOmuzları açıktıSular döverken kayalıklarıSaçları tel tel havalanırdıÖperdi rüzgarıDeniz tükürür gibiydi yüzümeDamla damla sularını atardı üstümeKızgındıMavi renginden çok uzaktıNeydi onu bana...
Kırık dökük pencereden camlarımızŞiddetin doğurduğu masum çocuklarızYırtık pırtık yamalı görünüşten imajımızBir saatin tıkırtısında toplanmış bombalarızDışlanmış bir kentin içinden kanımızKüçük bedenlerin büyük yüreklerinde konaklarızGüneşin güne ilk...
Sen ne düşüncesizsin Gece nedir gündüz nedir bilmezmisin Her aklına estiğinde,aklıma gelemezsin Lütfen çekip gidermisin Uyumaya çalışıyorum görmezmisin Her gece her gece nakaratmısın nesin Sıkıldım bu şarkıdan artık değişirmisin Defol yatağımdan Defol aklımdan Uyumaya...
Giden oldum hepardımda kaldı izlerimkötüye çalındı benliğimoysaki gitmeliydimkalıp üzemezdimgidenler mutlu sanılır hepbaşını yastığa koyduğundavicdanıyla kaldığında bide görkalanın vardır elinde bir tesellio gitti ne yapabilirim kiya...
İçimde beni kemiren bir şeyler var yine Hiç olmadığım kadar sıkıntılı uyandım bugün Güneş doğmuş aralık penceremden yakar tenimi Kağıt mendil gibi buruşuk açıyorum gözlerimi...
Ne parıltılar gördü bu gözler denizin koyu mavisinde Ne seller taştı ne heyelanlar koptu içimde Ama senin zaiyatının binde birini vermedi hiçbiride Aklımı koparıp almadı...
Benimde içimde gizemliliğini koruyamadı tutkularım Açığa vurdu arzularım an geldiğinde zamanın Sürüklendim ovalardan derin vadilere Zambak kokuları Balzac’ı çağrıştırdı beynimde Sincaplar kuyruk sallayıp ceviz kırarken...
Zerreciklere sıkıştırılmış yaşam filizlerim Yanlış yollarda yön veremediğim istemlerim Elimde tutupta farkına varamadığım güzellikleri Yitiriyorum kış günü, karlarda kaybolup gitti izlerim Yirmili yaşların boşluğunda nafile...
Bu zafer seninKazandın,kaybettimSevinç çığlıklarını atabilirsinSalabilirsin kendini sokaklaraMagandalığınla kurşunlar yağdırabilirsinÖldürmeye alıştın artık nasıl olsaBu zafer seninAyrıldık,kaybettimKınalarını artık yakabilirsinEtrafında mumlar dönmedenO meşhur türküler söylenmedenDelice dans edebilirsin yalnızlığınlaGece...
Bir kedi besliyorum en karasındanAnılarımla aramı açsın diyeAptalca gelebilir belki sanaSana kin beslemekten daha mantıklı nasılsaPapağanıda alıp attım sokağaKonuşması aynı senTahmmül edemedim ses tonunaArtık bir...
Kendime yakıştıramıyacağım kadar güzelliğin Sen koklayamadığım nedide çiçeklerdensin Farklı dillerin türettiği cümlelerden ibaretiz Aykırıyız biz, bana terssin be güzel Benzersiz yaşam tarzımız, kültürlerimiz uzak Duygularımıza...